Jeofizik

Yer yüzeyinde gerçekleştirilen jeofizik çalışmalar, gömülü arkeolojik yapılarda herhangi bir hasara yol açmadan kalıntının yeri, geometrisi, derinliği ve mevcut durumu hakkında bilgi elde edilmesini sağlayarak kazı çalışmalarına önemli düzeyde katkı sağlamaktadır. Arkeolojik yapıların, çevrelerindeki jeolojik ortam içerisinde tek parça veya dağınık halde bulunmaları ile yapının ve jeolojik birimin fiziksel özelliklerinin farklılık göstermesi, yapılan çalışmaların başarısını etkileyen en önemli etkenlerin başında gelmektedir. Jeofizik, yüzey araştırma ve sonrasında belirlenen alanlarda kazı çalışmalarına, toprak altındaki kültürel varlıkların görsel olarak belgelenmesinde önemli bir rol oynamaktadır.
Yazılıkaya/Midas Kentinde 07-13.08.2017 tarihleri arasında jeofizik ve hava fotoğraflama çalışmaları yapılmıştır. Çalışmanın ana amacı kentin kuzey kısmında bulunan duvar yapıları hakkında bilgi edinmektir. Jeofizik tarama, GPR ve ERT testi kullanılarak yapılmıştır. Föster marka gradyometreyle Manyetometre uygulanmış ancak ana kayanın volkanik (tüf) olması sebebiyle elde edilen veriler açık bir şekilde okunamamaktadır. Bu çalışmalara ek olarak bir hexakopterle (drone) fotogrametri teknikleri kullanılarak Yazılıkaya/Midas Platosunun detaylı bir orthophoto ve dijital görüntü modeli (DEM) oluşturulmuştur.

Magnetometre Çalışmaları
Yazılıkaya/Midas Platosunun kuzeyinde yapılan magnetometre araştırmalarında, 0,1 nT (Nanotesla) hassaslığında dört sensörlü Förster Gradiometer kullanılmıştır. Sensörler tarafından saniyede 20 kez ölçüm yapılarak kaydedilmiştir. Sensör çizgileri 50 cm aralıklı olarak yerden 30 cm uzaklıkta yerleştirilmiştir. Böylece araştırıcı düzlemde 20 cm ve çaprazda 50 cm’lik gridde düzenli bir ölçüm elde edilmiştir. Veri işleme aşamalarını takiben (örneğin pozisyon ve etkisi düzeltme başlığı gibi, dönüşüm koordinatları dinamikleri sınırlama aralığı) toplanan veriler daha sonra, Coğrafi Bilgi Sistemleri (CBS) bilgisayar programı kullanılarak gri tonlama magnetogramlarıyla sunulmuştur.

Bu çalışmada taraması yapılacak olan alanda öncelikle yüksek ot ve dikenlerin temizliği yapılmış, sonrasında DGPS yardımıyla taraması yapılacak olan alanın plan üzerinde koordinatları alınarak noktalar işlenmiştir. Bu noktalar arasında 50 m’lik şerit metreler kullanılarak taraması yapılacak alanlar belirlenmiştir. Çalışmada, tercihen daha fazla olmakla birlikte toplamda 3 adet ip (her 5 m’sinde beyaz bant ya da belirleyici noktaları olması gerek) yardımı ile çalışmalar yürütülmüştür. 4 m’lik aralıklarla uzatılan ipler arasında tarayıcı ile iki kez gidilip gelinerek taranmakta, elde edilen veriler çeşitli programlar yardımı ile plana işlenip tamamlanmıştır. Manyetometre yapılan alanlarda ana kayanın volkanik (tüf) olması sebebiyle elde edilen veriler açık bir şekilde okunamamaktadır.

Jeoradar Çalışmaları (GPR)
Bu yöntemde, taraması yapılacak olan alan GPS yardımı ile noktalar belirlenerek taranacak alan belirlenmektedir. Daha sonra base line belirlenerek alan, 50’şer m’lik şerit metreler yardımı ile bu kez 2’şer m’lik aralıklarla bölünerek taramaya hazır hale getirilmektedir. Daha sonra radar çalışmasına başlanılmaktadır. İki metrelik aralıklar arasında 0,50 m’lik aralıklarla gidip gelinmektedir. Böylece magnetometre ile daha önce taranmış alanların daha detaylı sonuçları alınmaktadır.

GSSI’a ait SIR 3000 sistemi, 400 Mhz anten ve bir araba kullanılarak yapılmıştır (fig 2).Harita 4 ve 5 te zaman dilimleri sunulmuştur (yüzeyden 20 cm, 60 cm ve 100 cm aşağıda). 400 Mhz anten 10 cm den büyük objeleri algılama kapasitesine sahiptir. Elektromanyetik dalgaların maksimum nüfuz etme (penetrasyon) oranı 1 m civarındadır. Ölçümlerdeki büyük kısıtlamaların sebebi yer altındaki elektrik iletkenliğine bağlı enerji emilimidir. Kireçtaşı ve kil gibi iyi iletken taşlar elektromanyetik dalgaların nüfuz etmesini bir kaç desimetre kısıtlayabilir. Yazılıkaya’da da tüf olan anakaya üzerindeki killi toprak buna benzer bir problem yaratmıştır.

Elektromanyetik Çalışmaları (ERT)
Yazılıkaya/Midas Kentinde yapılan elektromanyetik çalışmalarında izlenen yöntem, 60 m uzunluğunda şerit metreler uzatılarak, her 1 m’de bir yaklaşık olarak 0,60 m uzunluğunda, ucunda pim bulunan çiviler çakılmıştır. Elektrotlar bu pimli çiviler üzerine takıldıktan sonra 200 volt, 50 [mA] elektrik verilmek suretiyle ilk olarak test çalışması gerçekleştirilmiştir. Daha sonra elektrik iletilmeyen elektrotlarda tekrar çiviler çıkartılarak su eklenip tekrar çakılmış, değerler kontrol edildikten sonra çalışmaya devam edilmiştir (Her elektrotun değeri 5’in altında tutulmuştur). Elektromanyetik’te kullanılan ölçüm aletleri;

 Yüksek çözünürlü sezyum manyetometre
 4 hatlı manyetik alan detektörü (Förster-Sonde)
 Bir TerraSIRch 3000 taşınabilir aygıtlı 200 ve 400 MHz yer radarı (GPR) anteni
 Jeoelektrik ölçüm aleti multielektro telli (80 elektrot) 4 noktalı hafif hp
 Diferansiyel GPS – Trimble (R7/R8)’den oluşmaktadır.

Elektrik taramalarının amacı yeraltı özdirenci dağılımını toprak yüzeyinde ölçümler yaparak belirlemektir. Bu ölçümlerle gerçek yeraltı özdirenci hesaplanabilir. Yer özdirenci mineral ve sıvı içerik, taşlardaki gözeneklilik ve suya doymuşluk gibi çeşitli jeolojik değişkenlerle bağlantılıdır. Birçok jeolojik durumda ve arkeolojide 2 boyutlu elektrikli görüntüleme taraması ile diğer jeofizik metodlarla yapılan araştırmaların verdiği sonuçları tamamlayan işe yarar sonuçlar elde edilebilir. İki boyutlu elektrikli görüntüleme/tomografi taramaları genellikle çok damarlı bir kabloya bağlı çok sayıda elektrot kullanılarak yapılmaktadır. Elektronik bir seçim ünitesi ile birlikte bir dizüstü bilgisayar her ölçüm için birbirine bağlı dört elektrotu otomatik olarak seçer. Yapılan çalışmada 80 elektrotla birlikte bir Lipmann 4Point Light kullanıldı. Belirgin özdirenç ters çözümü için Geotomo Software’nin RES2DINV programı kullanılmıştır.

Galeri

2017 © Yüzey Araştırmaları - Tüm hakları saklıdır.